top of page

Kutbun halifesi Seydam…

Seyda ile uzun yıllar önce tanışmıştık, kendisinin anne ve baba tarafından soy bağları Peygamber Efendimize uzanıyordu. Yakın ceddinde, çok büyük evliyalar vardı. Medresede eğitim görmüştü, Kadiri tarikatındandı, oldukça sevip saydığım biriydi. Kendisini, ailesini ziyaret eder, gönüllerini hoş tutmaya çalışırdım…


Havas ilmiyle uğraş verdiğinden, arayanı soranı oldukça çoktu. Arayanlar, çoğunlukla dünya işi için kapısını çalıyorlardı. Bir gün bizi ziyarete gelmişti. Allah’ın verdiği ikramlardan sonra, çaylarımızı yudumlayıp manevi hayatla ilgili kendisiyle koyu bir sohbete dalmıştık… Seyda genç bir arkadaştı, soy bağından gelen evliya silsilesiyle de seyri sülük yapıp Allah’ı zikrediyordu. Vakit, yatsı namazından sonralarıydı.


“Seydam, neslinin manevi mirası, senin omuzlarında. Ben hayatta olayım olmayayım, bu nasihatimizi dinle. Neslinden gelen Kadiri tarikine devam et. Başka tarikatların mürşidinden el alıp kesinlikle kendilerine biat etme. Şayet bizi dinlemezseniz, bunun bedelini çok ağır bir şekilde ödetirler. Bil ki veliler kıskançtırlar, aksi halde seni vurular.” dedim. Bu sözler karşısında Seyda, “hiç şüphesiz kurban” dedi. Bir zaman sonra da Seyda’yı uğurladık. Aradan epey bir zaman geçmişti…


Seyda, bir ile “kutup” olduğunu ön gördüğü bir evliyayı ziyarete gitmiş… O evliya da başka bir tarikattan. Evliya, manevi olarak Seyda’yı oldukça beğenmiş… Seyda’ya kendi tarikatında “halifelik” teklif etmiş… Seyda da “Bu teklif kaçırılmaz.” diyerek o evliyaya intisap etmiş… Bunlardan bize hiç söz etmedi. Hayatın doğal akışı içinde fırsat oldukça kendisini ziyarete giderdim.


Seyda, günlerden bir gün halifesi olduğu kutbu ziyaret için babasıyla birlikte yola çıkmış. Çok büyük bir heyecanla halifesi olduğu evliyayı ziyarete gidiyor. Arabayı kendisi kullanıyor. Yeni şeyhinin evine oldukça yaklaşmış… Halifesi olduğu “kutbun” evinin önüne gelince aniden önüne bir araç çıkıyor ve şiddetle iki araç çarpışıyor.  Seyda kazanın etkisiyle bir bilinç kaybı yaşamış…  Insanlar yardımlarına koşuyorlar… Jandarma geliyor… Tedavilerinin yapılması için kendileriyle ilgileniyor, diğer yandan da kaza tutanağı tutuyor… Seyda’nın babası da kanlar içinde… Kendisinin de kaburga kemikleri kırılmış…


Kaza yaptığını öğrenince, geçmiş olsun dileği için kendisini ziyarete gittik… Kazanın nasıl olduğunu anlattı; ancak kutup evliyadan halifelik aldığından hiç söz etmedi…


Aylar sonra, doktor bir öğrencimle kendisini ziyarete gittik… Seyda doktor öğrencime şöyle bir nasihat etti:


“Hocam, aylar önce bana şöyle şöyle bir nasihat etmişti. Bir ilde “kutup” mertebesinde bir evliya vardı, kendisini ziyarete gitmiştim. Hocamın sözlerini tutmayarak o evliyaya intisap ettim, bize halifelik verdi. Tam da o kutbun evinin yakınında feci bir şekilde kaza yaptık. Az kalsın babamla birlikte cansız gidiyorduk… Biraz iyileştikten sonra doğruca o kutup evliyanın yanına gidip, halifeliği kendisine iade ettim… Sen sen ol hocamın sözünü dinle… Yoksa adamı duman ederler…”


Ferhat Saul Aaron

Hizirlayolculuk.com

© Hizirla Yolculuk 2021-2023
bottom of page